Yayın Çizgisi

Burada ne yaptığımı ve neden böyle yaptığımı birkaç cümleyle anlatma denemesi.

Bu sitede topladıklarımın hepsi tek bir niyetin etrafında dönüyor: gündelik olanın gürültüsüne kapılmadan, kalıcı olan meseleler üzerine sükûnetle düşünmek. Günün suni gündemi hızlı tüketilmek üzere kurulmuş; ben ise yavaş okunan, yavaş yazılan, gerekirse yıllar sonra tekrar açılabilen bir şey biriktirmek istiyorum.

Yazdıklarımı elimden geldiğince İslam'ın süzgecinden geçiriyorum. Bu, her cümlenin başına bir hüküm koymak değil; olayları, insanı ve kendimi bu ölçüyle tartmaya çalışmak. Toplumsal meselelerde ortak hayatı ve onun çözülen bağlarını, bireysel olanda ise nefsin türlü hâllerini konu ediyorum. Zaman zaman da kendi yolculuğumu — çünkü öğüt vermeden önce, önce kendime bakmam gerektiğini biliyorum.

Yazılar dört başlık altında toplanıyor. Toplum, birlikte yaşamanın ve dağılan bağlarının; nefs, insanın kendisiyle olan hesabının; yolculuk, bir yerden bir yere — çoğu zaman Rabbe — giden yolun; tefekkür ise sözün azaldığı, düşüncenin derinleştiği yazıların yeri. Yolculuk yazılarını bilerek daha ölçülü, daha az “ben” diyen bir dille yazıyorum; diğerlerinde ise tahlilden sonra kendi payıma düşeni söylemekten çekinmiyorum.

Buraya koyduğum her yazı, bir gün hesabı sorulacak bir söz. Bunu unutmamaya çalışıyorum. Yanılırsam düzeltmek, eksik kalırsam tamamlamak niyetiyle yazıyorum; son sözü söylediğimi değil, yüksek sesle düşündüğümü varsayın.

Görseller Üzerine

Yazıların kapaklarında neden fotoğraf yok? Bu bilinçli bir tercih. Stok fotoğraflar çabuk klişeleşiyor, sayfaya bir başkasının gözünü ve gürültüsünü taşıyor. Onların yerine her yazıya krem bir zemin, tek bir renk ve ince çizgilerden kurulu küçük bir motif çiziyorum.

Her kategorinin kendi rengi var; böylece bir yazının hangi başlığa ait olduğu daha okumadan sezilebiliyor. Motifler ise rastgele değil, yazının konusundan türüyor: kıvrılan bir yol yolculuğa, karanlıkta yanan bir kandil hidayete, eş merkezli halkalar tefekküre, toprağa düşen bir tohum yeniden başlamaya, eğik bir terazi adalete, dağılan bir ızgara ise çözülen düzene işaret ediyor.

Aynı yazı her zaman aynı kapağı taşıyor; görsel süs olsun diye değil, sözün bir uzantısı olsun diye orada. Sade kalmasını istiyorum — çünkü asıl söylenmek istenen görselde değil, metinde.

Muharrem Ibis