nefs
Affedememenin Ağırlığı
Haksızlık edeni affetmemek çoğu zaman bir adalet duygusu gibi görünür. Oysa tutulan kin, karşı tarafı değil, çoğu zaman onu taşıyanı yıpratır. Affetmenin neden bir zayıflık değil, bir kurtuluş olduğu üzerine.
nefs
Haksızlık edeni affetmemek çoğu zaman bir adalet duygusu gibi görünür. Oysa tutulan kin, karşı tarafı değil, çoğu zaman onu taşıyanı yıpratır. Affetmenin neden bir zayıflık değil, bir kurtuluş olduğu üzerine.
nefs
İnsan beğenilmek ister; bu doğaldır. Ama beğenilme ihtiyacı bir eşiği aştığında, insanı kendi olmaktan çıkarıp başkalarının aynasında yaşayan bir gölgeye çevirir. O eşiğin nerede olduğu üzerine.
nefs
İnsan başkalarını kandırmak için çaba harcar; kendini kandırmak içinse çaba bile gerekmez. Nefis, hoşuna gitmeyen gerçekleri fark ettirmeden yumuşatır, çarpıtır, gizler. Kendini kandırmanın sessiz mekanizmaları üzerine.
nefs
Her arzunun anında karşılandığı bir düzende, istemek ile almak arasındaki aralık kayboldu. Oysa insan tam da o aralıkta terbiye oluyordu.
nefs
Haset, bağırarak gelmiyor. Bir başkasının iyi haberini duyduğunda içinde beliren o küçük soğukluk — asıl mesele orada başlıyor.
nefs
Öfke bir kusur değil, bir işaret. Mesele onu yok etmek değil; ona kimin hükmettiğini belirlemek.
nefs
Aynı iş, iki farklı niyetle yapıldığında iki ayrı şey oluyor. Ve kendi niyetimizi bilmek, sandığımızdan çok daha zor.
nefs
Kalkamadığı sabahları uzun süre tembelliğe yoran çok. Oysa tembellik ile bitkinlik ayrı şeyler; ve ilaçları da ayrı.
nefs
Kibri hep büyük kibirle tanımlıyoruz — böbürlenen, üstünlük taslayan adam. Oysa asıl yaygın olanı, gün içinde fark bile edilmeyen küçük hâlleri.
nefs
Tevbeyi bir kerelik büyük bir kapanış sanıyoruz. Oysa asıl mesele, aynı yerde yüzüncü kez düştükten sonra yine kalkabilmek.
nefs
Kaygı, olmamış bir şeyin acısını şimdiden çekmek. Tevekkül ise elinden geleni yaptıktan sonra gerisini bırakabilmek. Aradaki çizgiyi bulmak kolay değil.
nefs
Yalanı ve gıybeti biliyoruz. Ama dilin en yaygın âfetleri bunlar değil: bir şaka, bir lakap, kulaktan kulağa taşınan bir söz.
nefs
Yalnızlıktan kaçarken tenhayı da kaybettik. Oysa insanın hem cemaate hem kendisiyle baş başa kalmaya ihtiyacı var.